
Şimdi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin bize anlattığı bir kıssayı anlatacağım sana. Bil ki hadis söylendiğinde hakikatte konuşan Resûlullah'tır. Söyleyen bir aracı... Evet ağaçtaki yapraklar hareket edip ses çıkarttıklarında ses yapraklardan geliyor fakat yaprağı oynatan rüzgardır. Ayet duyduğunda Allah seninle konuşuyormuşçasına saygını takın. Hadis işittiğinde Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin huzurundaymışsın gibi kendine çeki düzen ver ve öyle dinle.Şimdi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem efendimizin anlattığı bu güzel kıssaya başlayalım. Şöyle diyor Resulullah:

Bir vakit birisi bir adamdan arazi satın aldı. Sonra satın alan adam arazisinde toprakla uğraşırken külçe külçe altın buldu.Şimdi burada durup bir düşünelim. Siz böyle bir durumda olsanız ne yaparsınız? Açıkçası ben olsam direkt kuyumcunun yolunu tutarım, fakat bu insan fazilet ehli bir zat. Ne mi yapıyor? Kıssaya devam edelim:

Altını bulan adam araziyi satın aldığı adamın yanına gidiyor ve diyor ki ben senden aldığım bu arazide altın buldum. Ben senden sadece araziyi satın almıştım. Bu altın senindir. Al altınını! Şimdi burada tekrar durup düşünelim. Olabilir mi böyle bir insan. Kalbi Allah ile dolmuş ve dünya sevgisinden geçmişse olur elbet . Şimdi kendimizi diğer adamın yerine koyalım. Araziyi satmışız, parasını almışız. Şimdi büyük ölçüde altın da konuyor önümüze. "Hay Allah razı olsun" der alırız herhalde, fakat dedik ya bunlar fazilet ehli salih kullar. Diyor ki o adam "ben arsamı içindeki her şeyle sana sattım o senindir." Anlaşamıyorlar ve anlaşmazlığa düştükleri şu şeye bir bak. Sübhanallah. Bir alim zata gidiyorlar durumu anlatıyorlar. O da sizin çocuğunuz var mı diyor ve evet cevabını alıyor. Birinin kızı birinin de oğlu varmış. İkisini evlendirin altını onlara harcayın diyor alim zat.
Kavganın dövüşün mal için kardeşin kardeşe düştüğü şu dünyaya bir bak, bir de Hadis-i Şerifteki bu insanların yaptıklarına bak. O da insan bu da insan, peki fark ne? Fark imandır, ihlastır, takvadır, Allah aşkıdır. Hakikatte fark iki dünyadan geçip cenneti hedeflemektir. Aman ha cennete giden yolda şu yaptığım şey benim ayağımı tökezletir mi? Aman ha şu yaptığım şey ile Rabbimden uzaklaşır mıyım? Aman ha şöyle olur mu, aman böyle olur mu diyerek ip üstünde giden cambaz gibi adımlarına dikkat ederek yaşamaktır. Böyle bir adamın yaptıkları ile böyle olmayanların yaptıkları arasında dağlar olacaktır elbet.